Etiketler

,

Kayseri’de uçağa binerken aprondaki sararmış çimenlere bakıp Allahım Avrupa’da apron böyle midir hiç diyerek anında memleketimi satmamdan çok değil bir kaç saat sonra Madrid’e indiğimde gördüğüm manzara aynısının ispanyolcası idi. Haliyle buraya  ilk geldiğimde bir Akdeniz ülkesine gelmiş gibi hissedemeyince yaşadığım hayal kırıklığı, bizimkiler aralıkta beni ziyarete gelip de nasıl yeşil değil her yer yeşermiş dediklerinde etrafa alıcı gözle bakmamla anca geçti. Daha sonra şubatta eve gidip geri dönünce yeşil bir Akdeniz ülkesi olduğuna harbi harbi kanaat getirmiş oldum.

Evet geldim, dönecek oldum hala ikinci bir yazı yazamamamın nedeni tembellik olduğu kadar vakitsizlik de. Öyle ki ödevlerin birinin bitip birinin başladığı her girdiğim derste bir ödevin ya da sınavın çıktığı o da yetmedi hocaların maille ödev gönderdiği zamanlarda tek düşündüğüm bu kadar çalışacak olduktan sonra kendi ülkemde oturup KPSS çalışırdım idi. Sonra kendi ülkemde çalışarak bir yere varılmadığını hatırlayınca vazgeçtim bu düşüncemden tabi. Gerçi işin komiği 19 Mayıs için gittiğim elçilikte daha önce Uluslararası İlişkiler okuduğumu ama bakanlığın sınavına hiç de güvenimin olmadığımı söylediğimde müsteşarlardan biri bana o zamanın karanlık olduğunu oysa şimdi durumun iyi olduğunu söyledi, atma Recep, din kardeşiyiz; kaç yıllık ülkemi bana mı anlatacaksın? diyemedim tabi. Haliyle CB’nin hastalığından ötürü zaten her dediğine gerçekten inandığı, kalanların da işte böyle aa vallahi bizim hiç haberimiz yok hep bunlar diyerek işin içinden sıyrıldığı 1984 kafası yaşadığımız bir ülkenin vatandaşı olarak ülkeniz çok güzel diye başlayan cümlenin devamından ama gelmemesini ummak abesle iştigal olurdu. Daha kötüsü ise elbetteki ne olacak bu erdogan? sorusununa ya da erdogan’ı seviyor musun? sorusuna muhattap olmak.

Gittiğim ülke 2. DS sonrasında faşist bir diktatörlük geçmişi olup halen de monarşi ile yönetilen bir ülke olmasına ve kendi vatandaşlarının da şikayet edecek sorunları olmasına karşın ne acı ki kendi ülkemle kıyaslayınca siz antidemokratiklik/faşizm görmemişsiniz dedirtiyor.Gerçi önceleri eksiğimizin demokrasi olduğunu düşünürken dönmeye yakın farkettim ki asıl eksikliğimiz hoşgörü imiş, övüne övüne kinimizin davacısı olacağız diyen zihniyetin yönettiği oy için insanların kutuplaştırıldığı kendinden olmayana saygı duymayan tahammül dahi edemeyen militanlar yetiştirilip insanın insana kırdırıldığı bir ülkeden bahsediyorum sonuçta.

IMG_20160919_153451

IMG_20161013_165837

IMG_20161013_173915.jpg

IMG_20161015_120402.jpg

IMG_20161015_173943.jpg

2017-03-26 13.17.00

2017-03-26 15.27.27

2017-03-26 15.36.07

 

 

 

Reklamlar