Balkonda çayımızı içip de içeri geçince annem seslendi gelin bir şeyler olmuş diye. Cinali’nin kalkışma gibi ilk defa duyduğum bir sözcükle ekranları doldurduğu anlarda alttaki son dakika: darbe oldu manşetlerinin ilk olarak aklıma getirdiği “kesin cemaatçiler yapmıştır” oldu.

TSK’yı darbeci gibi göstermek için cemaatçilerin darbe yapacağı zaten akape iktidarının laiklik karşıtı, anayasa karşıtı, bölücülük yanlısı her eyleminden sonra darbe mi geliyor sorusuna cevap olarak söylenen şeylerdi. Kaldı ki kaç zamandır bırakın irticadan tek bir kişinin bile atılmadığını cemaate ağır laflar edilen son bir kaç yılda dahi TSK’da neden cemaate yönelik hiç bir temizliğin yapılmadığı da yine dinleyenler için tekrarlanan sorulardandı.

Akabinde kanalları gezip de normal şartlar altında benimle aynı şeyi savunması mümkün olmayan havuz medyası da, ki artık ana akım medyayı oluştuyorlar, camaat darbe yaptı deyince işin içinde başka bir iş olduğu belli olmuş oldu. Mağdur görünmek için en sonunda darbe de yaptırdı, zaten kaç gündür ortada da yoktu demek ki bununla uğraşıyormuş, hoş çıkıp bize darbe yapıldı dese evet bize darbe yapıldı diyecek potansiyelde seçmeni var ne diye bu kadar uğraştı o zaman, dış destek için herhalde derken TRT’de darbe bildirisi okunmaya başlandı. Gerçi bildiri okunurken hafiften tırsıp şu herif ahir ömrümde bana darbeyi de yaşattı ya dediğim sırada bu yokluğunu kaçmış olmasına yormuş yeni aldığı 150.000 liralık antikaları kullanamayacak diye eminanım için de üzülmüştüm açıkçası.

Buradan sonraki garipliklerin ise hangi birini hangi sırayla yazayım inanın bilemiyorum.

Darbe görmüş ev ahalisinin bildiği benim de Uluslararsı İlişkiler okurken derste gördüğüm gibi oluşacak tepkiyi azaltmak ve oldubittiye getirmek için darbeler sabaha karşı yapılır.

Herkesin sokaklarda olduğu sırada sokağa çıkma yasağı ilan eden bu darbeciler ise yürek mi yemişlerse artık neredeyse güneş batar batmaz darbe yapıp sıkıyönetim ilan ettiler. Burada darbenin aslında sabaha karşı olacağı ama deşifre oldukları için erkene alındığı iddiası var ama sanırım eylem yapılmadıkça intihar bombacısını yakalayamayız diyen Davutoğlu zihniyetinden birilerine deşifre oldular ki darbelerini yapıp öyle yakalandılar.

Darbecilerin isim olarak seçtiği Yurtta Sulh Konseyi ise hımm demek ki Atatürkçüler yapmış dedirtmek için seçildiği apaçık ortada olan bir isimdi bu arada.

Normal şartlar altında darbe anında el konulacak ilk yerin meclis olması beklenirken bunlar darbeyi Ulaştıma Bakanlığı’na mı yapmaya niyetlendiler yoksa Cinali’yi hala UB olarak mı görüyorlardı bilmem ama bir adet havaalanı ile bir adet köprüyü o da tek taraflı olarak kapattılar. Üstüne de gidip meclisi bombaladılar normal şartlar altında bir darbenin amacı o meclise/yönetime el koymakken.

Bildiri okunduktan sonra ise aklıma iki silahıyla CB’yi koruyacak olan jöleli ile kefenini giyip gelenlerin nerede olduğu geldi. CB’de soruma cevap olsun diye oldukça tuhaf bir yoldan, telefondan, çıkıp milleti sokağa çağırdı. Üst düzey kadrolarının ortak paydası olan dinciliği bir kenara koyarsak akape genel olarak bir ideoloji partisi değil, çıkar partisi. Haliyle gerçek bir darbe olmuş olsaydı normal şartlar altında hepsinin darbecilere yağ yakıp aman ne güzel de kurtadılar bizi diyeceğinden emindim. Oysa hepsi kapı ardında bekliyormuşçasına sokağa döküldü. Daha önce esnaf yeri geldiğinde polistir diyerek sivil halkın üzerine sivil halkı saldırtmakta bir sakınca görmeyen CB bu sefer de askerin üzerine önce polisi sonra da IŞİD zihniyetli militanlarını saldırtıp köprüde kafa kestirtmekte de bir sakınca görmedi maalesef. Haliyle demokrasiden anladıkları bu olan güruhun sözde demokrasi nöbetini CB’nin evinin önünde tutmalarına da şaşıramıyorum ya da bu partiden milletvekili seçilen/atanan şarkıcının nöbete katılmak için para istemesine.

Bu arada benim artık koptuğum yer CB’nin telefondan bağlandığı ilk görüşmede çıkıp benim bir şeyden haberim yoktu demesi oldu. Suçlunun ortada bir şey yokken ben yapmadım demesi gibi CB de bunu neden söyleme ihtiyacı duydu/ağzından kaçırdı bilemiyorum. Daha önce darbe yapmadığım için bilmiyorum tabi belki de normal şartlar altında müsaitseniz bu akşam darbe yapacağız diyerek oluyordur bu işler, belki müsait artık harif meşrep kadın olduğu için darbeciler CB’ye hakaretten yargılanmak istememiş de olabilirler.

Yaşanan bir diğer saçmalık ise CB ayrıldıktan sonra kaldığı yerin bombalanması oldu. Önce telefondan sonra kaldığı yerin önünden canlı yayına çıkan CB’nin evi o ayrıldıktan sonra bombalandı. Keşke yürek yiyen darbeciler keşke biraz da beyin yeselerdi.

Camilerin siyasete alet edilmesinin ayyuka çıkıp imamların il/ilçe başkanı gibi çalıştığı, şimdi haklarını da yemeyeyim çoğu partide bu kadar kısa zamanda böyle bir teşkilatlanma olmaz, ve sivil halkın gidip eli silahlı askerleri yakaladığı geceden sonra ise artık herşeyin sorumlusu FETÖ oldu, ardından da aman nasıl buraya sızmışlar aman nasıl kandırıldıklar birbirini kovalamaya başladı. E biz niye kandırılmadık? Bu ülkede kafası çalışan bir tek solcular mı? Bu sağcıların kafası bir tek kirli/akçeli işlere mi basıyor gibi cevabı kendinde olan bir soru sormak abesle iştigal etmek olsa gerek. Oysa hepsinin de çok iyi bildiği gibi sızma değil yerleştirme vardı. Normal şartlar altında iş istese kapıdan kovulacak insanların en kritik yerlere gelmesi/atanması vardı. Sonunda da gücün paylaşılamaması yüzünden çıkan kavga vardı. Ama zamanında aman Feto şöyle okul yaptırıyor aman böyle öğrenci okutuyor diyenler bu işin de mağduru olup çıktılar. Bitsin bu hasret diyerek Fethullah çağıranlar Feto iade edilsin demeye başladı. İşin komik yanı ise aralarının bozulduğu 17-25 Aralık’tan sonra dahi Amerika’dan iadesinin istenmediği gibi SGK’dan emekli maaşının dahi verilmeye devam ettiği ortaya çıktı. Hayır onca para dönüyor elinde üç kuruşluk emekli maaşına niye tamah etmiş asıl orası merak ettiğim.

Bir de deniyor ya koca koca okumuş yazmış insanlar nasıl kandı diye, hayır zaten o adamlar bunun peşinden gittikleri için o koca koca mevkilere geldiler. Bu yüzden yukarıda dediğim gibi de iş istese kapının yeri gösterilecek insanların bir yerlere gelmek için sırtını o ya da bu cemaate vermesini, tek becerisi başına türban takmak olan rektör vardı örneğin, ya da getirdiği ranttan dolayı akçeli işleri olanların bu Feto’ya bağlılığını haydi bir derece anladım diyeyim ama bu ilkokul mezunu bile olmayan kişinin lafları zamanında nasıl ciddiye alınmış asıl orası anlamadığım yer. Rüyasında peygamberle konuştuğunu söyleyip oy isteyen, RTE beni büyüyle öldürtmek istedi diyen kişiden bahsediyorum burada, normal şartlar altında meczup herhalde denmesi gereken zihniyetin peşinden gidenlere emanet edildi bunca zaman bu devlet. Gerçi al birini vur ötekine, ülkenin başkentini yöneten kişi de FETÖ’nün insanları üç harflilerle etki altına aldığına inanıyormuş, daha neyin lafını ediyorsam.

Darbenin bastırılmasından sonra ise nihayet cemaate yönelik operasyonlar başladı. Yakalananlar birer birer ötmeye başladı; hocaefendiler feto, hizmet hareketi fetö oldu. İlk başta nasıl hemen öttüler böyle dememe rağmen yukarıda da dediğim gibi bunlar ideoloji değil çıkar grubu haliyle şaşırmamak gerek satmalarına/dönmelerine. Hoş şimdiye kadar bilinmeyen bir şey duymadık itiraflardan ama en azından yaptıklarının yanına kar kalıp hiç bir şey olmamışçasına eski hayatlarına/mevkilerine dönmelerini sağlayacak gibi görünüyor. Bu ülke pişman değilim diyen teröristin pişmansındır denilerek affedildiğini gördü bunlar affedilmiş çok mu?

İşin en komik yanı akapelilerin Türk bayrağı istismarı oldu derken üstüne bir de parti binalarına Atatürk posteri asıp sömürüde de hiç bir sınır tanımadıklarını gösterdiler. Sınır tanımadıkları bir diğer şey ise en hafif olarak terbiyesizlik diyececeğim gecenin bir yarısı bangır bangır arabesk/pop dinleyerek geçenlerle mehteran, dombıra bozması seçim şarkısı ve ölürüm Türkiyem ile giriştikleri yarış oldu.

İşin en acı yanı ise sözde darbenin ardından gelen karşı darbe oldu. Sanki darbeyi asker yapmışçasına fatura askeriyeye kesildi. Ordu-millet olan Türkler, ordusu küçük düşürülmüş yok edilmiş bu millet oldu. Darbe bahane ohal şahane KHK’larla istediğimi yaparım oldu. Darbe bahane rant şahane askeri okulların kapatılması kışlaların şehir dışına çıkarılması oldu. Darbe bahane onu buraya şunu oraya bağlama şahane her yer bende olsun bunun adına da demokrasi densin oldu. Darbe bahane Milli Savunma Üniversitesi şahane kışlaya dinciğisoktuk başa çıkamadık en iyisi sadece kendi imamalarımızı sokalım oldu. Darbe bahane görevden alma şahane fetöcü diye akape karşıtlarının ayıklanması oldu, cemaatçilerin de akapeci olup döneceğini söylemek için kahin olmaya gerek yok. Ve de en fenası Darbe bahane %50 şahane artık demokratik yollarla bile hiç bir yere gitmem oldu. Ne diyor TDK darbe için “… demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme … işi”

Evet bu darbe belki basit senaryosu ve olmayan oyunculuğu ile yerli komediler daha ne kadar kötü olabilirin cevabı olabilir ama bir şey en çok kime yaradıysa fail odurdan yola çıkacak olursak üstteki ile yarışacak bir ihtimal daha var. O da parti içi muhalefetin, olaylı tüzük değişikliğinin ve kongre isteklerinin bir anda ortadan yok olduğu mehepenin Bahçeli’si.

Reklamlar