Etiketler

,

Goro Miyazaki’nin Tepedeki Ev’inde hoşlandığı çocuğa neden kendinden uzak durduğunu soran esas kızın aldığı cevaptır “ucuz bir melodramda gibiyiz” çünkü ikilimizin kardeş olma ihtimalleri vardır.

Hayır böyle bir giriş yapmamın nedeni yeni bir anime tanıtmak değil her günümüzün ucuz bir melodram gibi olduğunu bir kez daha hatırlatmak. Evet Şekspir’in dediği gibi bütün dünya bir sahneydi ama bize düşen rol kıza asılan şöförün dolmuşundaki inmek isteyip de inemeyen yolcu oldu, rol arkadaşlarımız ise inmeyi düşünmediği gibi nereye gittiğini dahi bilmeyen diğer yolcular.

Son olaraksa birileri seçilmiş olmak şartını sağlamış olsun diye demokrasicilik oyunu oynadık, topluca seçmen rolüne girdik. Ondan önce de birileri sınava girmiş olmak gibi başka bir formaliteyi gerçekleştirmiş olsun diye düzenlenen sınavcılık oyununda da yine oldukça kalabalıktık zaten bir sınava girmeyen diğerine giriyor hatta girmeyeni dövüyorlar o derece. Kuşkusuz daha kötü roller de var, örneğin birileri milletin bir tarafına koysun diye fıtratında ölüm olan işçilik oyunununda da olabilirdik.

Bir de ne alaka olacak ama bunca yıldır Türkçe konuşurum milletin adamı* diye bir söz inanın duymadım. Siyasetçilerin genelde kullandığı halk adamı sözü vardı, halkçılığı solculuk olarak mı gördüler bilmem ama zaten daha önce de milliyetçiliği ayaklar altına almışlardı, sonra da milletin adamı diyerek oy aldılar. Ayaklar baş başlar ayak olmuştan başka ne denebilir ki?

 *Ben bu yazıyı yazarken arka bahçe tdk’da da böyle bir söz öbeği yoktu.

Reklamlar