Etiketler


Efendim aslında yeni bir anime  tanıtmak gibi bir niyetim yoktu ama bu kadar beğendiğim bir animeyi de atlamadan geçmek istemedim.

Kimi to Boku.Bitmesin diye önce günde ikişer bölüm sonra da birer bölüm izlediğim hatta sırf biraz daha Kimi to Boku izlemiş olmak için açılış jeneriğini bile izlediğim (ki yukarıdaki 1. sezonun açılış müziğidir) animemiz için yüz kedi gücünde bir anime desem sanırım abartmış sayılmam. Kedi gücünde anime mi o nasıl şey öyle demeden önce söyleyeyim bunu sadece içinde bol miktarda kedi olduğu için söylemiyorum şöyle ki:

100 kedi sevimliliğindeki Shun,

Shun [Kimi to Boku.]anlatım bozukluğu yapma pahasına sevimli ile aynı anlama gelecek şirinlik muskası, sempatikliğin dibi gibi bilumum sıfatları sıralasam bile Shun’u anlatmaya yetmez, ki sadece sevimli de değil bir o kadar da kibar, iyi niyetli, nazik, saf, düşünceli…

100 kedi güzelliğindeki ikizler Yuuki ve Yuuta,

Yuuki ve Yuuta - Kimi to Boku.spordan derse hemen her alanda iyi olan ikizlerin, özellikle de Yuuki’nin, 100 kedi ile yarışacağı bir diğer konu ise dünya yansa umursamamazlık, manga okumak dışında yapmaktan hoşlandığı pek bir şey olmayan Yuuki’nin tek ilgilendiği şey ikizi, tutmasalar Yuuta’ya çıkma teklif eden kızı parçalayacaktı neredeyse

100 kedi gücünde sinirlenen Kaname,

Kaname [Kimi to Boku.]evde bedava içebilecekken para verip çay aldığı için zengin olmakla suçlanan Kaname-chi’nin bağırıp çağırmasıyla ünlü olması açıkçası biraz üzücü çünkü onun da ikizlerinki kadar güzel iğnelemeleri var -hoş ikizlerinkiler işin dalgasında olmalarından, Kaname’ninkiler ise gerçekçiliğinden- ama onlar kadar sakin olamadığı için daha ziyade bağırmayla bitiyor

100 kedi komikliğindeki Chizuru,

Chizuru  [Kimi to Boku.]

en çekici yanı gözünün altındaki beni olan Chizuru ilk başta demek Japonların gözünde de Almancılar böyle imiş dedirtse de jölesiz iki sahnesinde pek ala diğerleri kadar güzel olduğunu kanıtlamıştır, ekibin en komiği olmasına rağmen yüzümün en çok düştüğü sahneler de yine Chizuru’ya ait

Beşi bir yerde tadındaki karakterlerimizden de anlaşılacağı üzere animemiz için söyleyeceğim ilk şey komikliği, ama nasıl ki hayatta komedi anlık, dram ise sürekliyse animemizde de ayrı ayrı güldüren koparan koltuktan düşüren bölümlerin yanı sıra arka planda devam eden üzen darmadağın eden yıkıp geçen dramatik hikayeler de var.

Komikliğinden sonra söyleyeceğim şey ise kesinlikle yalınlığı. Malesef sadece 2 sezon ve 26 bölüm olan animeyi bitirince baktığım halen devam eden mangasını sırf bu sebepten sevemedim. Hemen hemen aynı olsa da hikayesi daha bir abartılı, çizimi daha bir “pozvari” idi sanki. Kuşkusuz animenin gerek hikayeleriyle gerek de görselliği ile bu denli yalın olmasına karşın bu kadar güzel olmasının sebeplerden biri de müzikleri.

Yuuki, Yuuta, Shun, Kaname ve Kaori Sensei [Kimi to Boku.]Chizuru ile Shun [Kimi to Boku.] Yuuta ile Takahashi [Kimi to Boku.] Yuuta ile Yuuki [Kimi to Boku.] Kaname ile Shun [Kimi to Boku.]Kimi to Boku. 19Kimi to Boku. 7Kimi to Boku. 10

Kimi to Boku. 11

Kimi to Boku. 13Kimi to Boku. 15Kimi to Boku. 17 Kimi to Boku. 18Yuuta ile Shun [Kimi to Boku.]Kimi to Boku. 16Son olarak kendim izledikten sonra bir de Sezim’e bulaştırınca evde bu aralar sürekli Kimi to Boku konuşur olduk: çok mu dırdık yaptık “Kaname gibi”, tembellik mi yaptık “Yuuki gibi” ki Sezim en çok Yuuki’yi sevdiği için bu benzetmeden memnun, Yuuta’nın insanüstü olduğunda zaten hemfikiriz, Shun zaten bir o kadar şahsına münhasır, Chizuru ise her izlediğimizde hala “yazık ya” dedirtebiliyor.

Reklamlar