Etiketler

, , ,

efendim kursumuz o kadar geç, o kadar geç bitiyor ki, eve döndüğümde çoğu dizinin özeti (geçen bölümün tekrarı) bitmiş, yeni bölümü başlamış, yani bayağı bir geç olmuş oluyor

tabi dizi dediğimiz şey “film uzunluğunda dizi çekiyoruz yoruluyoruz” diyen oyuncuların dediğinin aksine nesef almalarla, yürümelerle, karşılıklı uzun uzun bakışmalarla, geçmişi düşünmelerle, ağır çekimlerle, gereksiz diyaloglarla, örtülü reklamlarla ve izleyen hiç bir şeyi anlamıyormuş gibi oyuncunun yaptığı her haltı açıklamasıyla bir buçuk saati bulan tek amacı ise halkı yozlaştırmak olan bir şey

çoğu dizimiz ağalar, paşalar, töreler, silahlar, akan kanlar, herkese yan gözle bakanlar, kişi başına en az iki karşı cins düşen başrollerle süresini doldururken kimisi de toplama amerikalıların her milletten bi’ adam koyalım mantığıyla çektikleri dizilerin türkçesi sadece
orada zeki japon/hint, bol kaslı latino ve sert görünüşlü ama yumuşacık kalpli zenciler var bizde ise elinde silahı olan bir kürt ile saf bir laz
hiç kimsenin buna ses çıkarmaması ise asıl acıklı durum yoksa geçenlerde bi sucuk reklamında elinde pastırmayla paldır küldür gelen, dağ adamı kılıklı bir kayserili vardı sonra kaldırıldı o reklam misal

ama asıl diyeceğim diziler değil elbet sadece çok geç geldiğim için haberlere yetişememem bu sebepten dünyadan biraz bihaber olmam
hoş, haberlerde değişen pek bir şey yok aman bi’ tarafım sıkıştı atın 3-5 kişiyi içeri bakalım bi’ daha yapabiliyorlar mı?” denerek yapılan tutuklamalarla boşbakanın her güne özel olarak çıkardığı rezillikler her günün olmazsa olmazı
ki gözünde fer, başında saç kalmamış boşbakan ölmezse haberler boşbakan şu kurumu öldürdü, şu kurumu iğfal etti şeklinde 3. sayfa haberleri tadında çıkmaya devam edecek

rezillik olarak da son olarak 4+4+4 rezilliği (hem eğitim sistemini bi’ de biz elden geçirelim bir de hazır geçirmişken kik’leri de geçirelim) var dı ki eskiyince yerine arapça ve peygamberin hayatı dersi geldi ben yokken o da eskimiş yerine osmanlıca dersi gelmiş osmanlıca bahane elbet maksat halk bi’ şeyle oyalansın

din dersinde sanki peygamberin hayatı anlatılmıyor gibi bir şovenistlik yapmaları bir yana -hayır 63 yıl kaç yıllık ders olacak asıl onu merak ediyorum- öğretecekleri arapçanın da elif be‘den öteye gitmeyeceği çocukların arapçayı sadece okuyabileceği ama okudukları arapçadan hiç bir şey anlamayacakları bunun da hiçbir şeyden anlamayan seçmen tarafından yutulması asıl acı olan, yoksa isteyen istediği dili öğrensin

ama sıkıyorsa o “elif be”nin “alfa beta”ya benzerliğini öğretsinler, dindar gözükmek için her yere ismini verdikleri farabi’nin ibn-i sina’nın antik yunan felsefesini, bilimini okuduğunu anlatsınlar

hoş ben de kime ne laf söylüyorsam düşünmeyen aptalları (21. yüzyılda kimseye cahil diyemem) yönetmek varken kim uğraşacak düşünenle, soranla, cevap isteyenle küçükken kes başını, sen seçmeli de derse asıl seçilen dersi seçmeyen olsun, sonra sal mahalle baskısını bunların üzerine yılmaz özdil‘in dediği gibi fazladan iki oy kapabilmek için kırdır eğitimliyi cahile yoksa nasıl koruyasın koltuğunu değil mi?

neyse gene uzattım asıl diyeceğime, osmanlıca dersine geleyim

bir önceki yazımda dediğim gibi çılgın türkçeciyim ama bir o kadar da çılgın tm’ciyim; aşırı doz edebiyat dersi görünce siyasi görüşüme zıt bir şekilde arapça/farsça kelimeler (en ağırı bilmukabil olmak üzere elbette ki türkçeye yerleşmiş olanlar ve bizim telaffuz ettiğimiz şekilde) kullanma gibi bir zaafım da var; e fuzuli’sini nefi’sini bi okuyuşta anlayayım ben de isterim ama kalkıp da ne diye ölü bir dili, kendi halkının konuştuğu dili beğenmeyerek konuşmayan saraydakilerin kendi aralarında konuştuğu –ki bugün belli meslek grubundaki insanların kendi aralarında konuştuğu özel dile jargon diyoruz- jargon dengindeki türetme dili, öğrenmek isteyeyim sözlük diye bir şey var
var da bunlar da bu aptal seçmen olduğu sürece isterse kendi hayatını ders diye okutabilecek bir de boşbakan var

başlığımızsa hem osmanlıca öğrenecek olanlara hem de meclisimizin 82. yılında milletvekillerine(!) Ziya Paşa’dan bir öğüt olsun

Reklamlar