Etiketler

, ,

efendim çok çılgın bir yazı yazdım ama bu yazacaklarımı daha fazla ertelemek istemediğim için onu erteleme kararı aldım
zira şimdi bahsedeceğim mevzu için kar kış dönemini daha fazla kaçırmak istemiyorum

öncelikle şunu aradan çıkarayım ki 5 aylık işimizden çıktık
hatta üzerinden de 3 hafta geçti 5 ay süresince aldığım toplam maaş annemin 1 ayda aldığı maaştan biraz fazlaydı – hayır annem astronomik ücretlere çalışmıyor bana çok az verdiler sadece –
biz de daha sonra kimsenin kalkan götüyle uğraşmamaya karar verip işi bıraktık
ama tecrübeyle sabit olan şey şu oldu ki bir şeyin ilki harbiden çok zormuş doğrudan ikincisinden başlamak gerekmiş

oradayken yaptığımız en son güzel şey ise özlem arkadaşımla Erciyes’e gitmek oldu
işin fikir babası olan Bekir Abi anlata anlata bitiremeyince biz de özlem arkadaşımla önce hacım be biz de gidelim bir gün derken birden kendimizi bir sonraki iznimiz için plan yaparken bulduk
kayseri ürgüp’e arabayla bir saatlik mesafede ama otobüs girince işin içine yol uzuyor haliyle
e sadece Kayseri’ye de gidecek değiliz ardından bir de Erciyes’e çıkacağız
hele bir de kış günü kız başımıza gidip gelmemiz için saatlerinin de uygun olması lazım – fiyatın uygun olduğunu zaten Bekir Abi’den öğrenmiştik daha önce – yani erken yola çıkmamız lazım
ama o anda cinliğim tuttu ve özlem arkadaşıma sezim’e de söyleyeyim o da gelsin o gelirse babam götürür o zaman bizi hem de yol masrafımız olmaz dedim
– tamam bu pek cinlik değil düpedüz şerefsizlik –

velhasıl-ı kelam gittik ama malum cahillik zor iş
millet kayağını kızağını hatta hatta snowboard tahtasını çekip kayarken etrafa öyle bakınmak pek hoş olmuyor açıkçası
(hatta tam karın dibine gelir gelmez kızın biri snowboardu ile gel yanımıza, ben vay be kıza bak diyeyim, kız anında yere otur, akabinde şaşkınlık durumu, sonra sezim durumu açıkla, meğer kız tahtasını çıkarmak için oturmuş düşmemiş ki düşününce zaten orası kız için karın bittiği yer daha nereye gidecek ama işte cahil olmak zor iş)
neyse sonra biz de ee ne yapalım derken bari telesiyeje binip tepeye çıkalım dedik

– sol tarafın bunca kalabalık olmasının sebebi bu kısmın daha ziyade eğlence için gelenlerin kullandığı kızak alanı olması –
isteyenler için daha da yukarıya çıkan bir telesiyej daha mevcut

inerken çok pis bi soğuk olduğunu da belirteyim neyse ki atkım yanımdaydı da sarındım sarmalandım
hatta başım bile döndü ama kızaklar bizi beklerken hastalığın sırası değildi tabii ki
akabinde gidip olayı anlamak için 1 adet kızak kiraladık ( saatliği 10 tl )

sezim ilk başta binemem diyerek istemese de sonra binmeye başladı tabii ki ama biz bu arada gidip ikinci kızağı da kiralamıştık bile

tabi sonra baba kız bunlar yorulup bıkınca kızaklar ikimize kaldı haliyle
zira tepeden aşağı uçup gelmesi ne kadar zevkliyse bu kızağı yukarıya doğru çekmek de bir o kadar ölüm
hoş biz özlem arkadaşımın merakı sebebiyetiyle tanıştığımız nijeryalı çocuklara takılıp konuşa konuşa çıktığımız için pek farketmiyorduk zira bi bakıyorduk bayağı bi yol almışız
sonradan öğrendik ki bu çocuklar da bizi akranları sanmışlar yaşımızın onlara göre bi hayli yüksek olduğunu öğrenince oldukça şaşırdılar

ama bu muhabbet üzerine 40’ıma geldiğimde 25 gibi görüneceğim geyiğimi söylememe fırsat bile vermeden çocuğun biri bizim orada sizin yaşınızdaki kızların boyu bu kadar deyip elini başından yukarı kaldırdı çocuğun boyunun bizim kadar olduğunu söylememe gerek yok sanırım

en son eve dönerken boy yok yaş çok haldeydik anlayacağınız ki hala da öyleyiz
ama neyse ki sucuk ekmek ve portakal suyu var da insanın neşesi yerine geliyor

Reklamlar