Etiketler

,

efendim pazar günü erkenden yola çıkalım diye erkenden kalıp kahvaltıya indik
ama saatler o gece geriye alındığından biraz fazla erken inmişiz biz de böyle olunca "iyi madem hemencecik yola çıkalım da kahvaltımızı iskenderun ordu evinde yapalım" diyip yola çıktık

iskenderun bizim gençlerin 50 sene önceki ikametgahları pek sevgili dedeciğim yaklaşık 9 sene burda ağır bakım’da çalışmış sevgili babacığım da burda doğmuş

ben cahil bi insan olarak adana’ya girer girmez deniz bekleyip barajı deniz zannettiğimden nihayet iskenderun’da denize doyarız diye düşünsem de (anadolu insanıyız ya tek bildiğimiz taş kaya işte) maalesef limanda bile yürüyemedik ordu evinin terasından gördüğümüzle yetinmek zorunda kaldık (ben: şura da suriye işte dedem: hayır suriye şu taraf )

iskenderun ordu evinden akdeniz

kaldı ki orda da daha ziyede içli köftelerle ilgilenmekle meşgulduk (evet kahvaltıda içli köfte yedik bi de ne olduğunu anlayamadığım hmm herhalde doğu mutfağına özgü egzotik bir tat diye aldığım daha ziyade limonlu helvaya benzeyen bu şeyi)

limonlu helvaya benzettiğim şey

içli köfteler elbet çok güzeldi ama iskenderun gezisinin en güzel yanı kuşkusuz dedemin meşhur ağır bakım‘ını (şimdiki adıyla 51.bakım merkez komutanlığı) görmemiz oldu bir de meşhur yarık kaya‘yı

dedecik ve 50 yıl önceki m62'si

neyse efendim kahvaltımızı ettikten sonra da gidip gençlerin eski evlerini aramaya çıktık ama dile kolay 50 sene ne kalır yerinde bizimkilerin tanıdıklarını tanıyanları anca bulabildik e daha da oyalanmayalım diyip hatay‘a doğru yola koyulduk

kanaldaki koltuk

dağlar ovalar aşıp antakya‘ya vardık asi nehri‘ni gördük nası ters ya nası ters denizden dağa mı şimdi yani diye bakıp durduktan sonra lise coğrafya bilgilerimi kullanaraktan türkiye’de yükseltinin doğudan batıya azaldığı, akarsuların denize ulaşmak için bu güzergahı takip etmesi gerektiği (doğudan batıya) ama asinin batıdan doğuya (e bölge dümdüz istediği yöne gider) aktığını kavrayabildim ayrıca asi nehri topraklarımızda doğup topraklarımız dışında batar (6.sınıf) (burayı hususi silmiyorum rezilliğimi her daim göreyim diye çünkü aslı tam tersi hayır zaten cahil biriyim demiştim ama şimdi kendi cehaletimi başkalarına da bulaştıran biri oldum resmen hatamı düzelten emre‘ye de teşekkürlerimi sunuvereyim) ayrıca türkiye de akarsular denge profiline ulaşmamıştır (yine lise) ayrıca …

ters akan nehir asi

daha sonra ise harbiye‘ye gidip biraz dinlendik (efendim harbiyeyle askeriyenin bi alakası yok yerin adı) bizimkilerin bildiği harbiye’yi bittabi bulamadık ama yine de güzeldi sadece orda çay içmediğime pişman oldum o kadar hem suyu hem çayı başka yerde bulunur cinsten değil sonuçta

harbiye'de tezgahlar

ki biz de antakya merkeze dönünce künefemizi yiyip kitir kabağımızı aldıktan sonra gidip bi de iri iri yapraklı çay aldık gençler de esmer bulgur ve lifli kabak

künefe

eh artık akşam olup hava kararmaya başlayınca da (güney yerin karanlığı artık ne kadar olursa) yola koyulduk

önce pozantıdan şalgam sularımızı aldık sonra da akşam karanlığında görecek bi şey yok diye otobana çıktık

bi köprü bi viyadük bi altımız boş bi üstümüz dolu diye diye torosları geçip of aman nefes alamıyorumların yerini brrr soğukmuş pencereyi kapata bırakacağı memleketimize döndük

bittabi doyamadık hiç bi şeye ama son söylemek istediğim bu fotoğrafları böyle manyak bi hale getiren acayip ötesi bu eklentiyi de ekleyivereyim (photoshop icat oldu fotoğrafçılık sanatı bozuldu resmen)

Reklamlar