Etiketler

, ,

Roque Lozano çıkınını sırtladı, eşeğin dizginini çekti ve yola koyuldular, köpek Pedro Orce’nin yanında yürüyordu, belki hep olması gereken budur, bir insanın yanında mutlaka bir hayvan olmalıdır, omzuna bir papağan tünemeli, beline bir yılan dolanmalı, yaka devriğinde bir böcek, kıvrılmış bir akrep durmalıdır, hatta saçında bir bit olmalıdır bile diyebilirdik, eğer bu böcek diğer böceklerin bile katlanamadığı o tiksinç parazitler türüne dahil olmasaydı, oysa bu o zavallıların suçu değil, çünkü böyle olmalarını Tanrı istedi.
Yitik Adanın Öyküsü -Jose Saramago

-böyle giriş yapızlamayı çok sevdim ben ya-

kitapta okuduğum anda “yeni kedimizin fotoğraflarının yanına” diye düşündüğüm bu pasajı buraya koymak için bir kedimiz olmasını (ve kendisinin romanından uyarlanan körlük’ü boş zaman bulup izlemeyi) beklesem de kısmet yuva arıyoruz.org sitesinde rastgeldiğim ve barınak gönüllüleri derneğinin beni benden alan üstüne bir de sosyal sorumluluk dalında kristal elma alan afişininmiş (lütfen büyütüp iyice bi bakalım diğer ödüllü afiş çalışmaları için bgd’nin sitesine bakabilirsiniz)

film içinse boşa beklemişim diyebilirim, hoş düşününce okuduğum bir kitaptan uyarlama, ne kadar beğenebilirdim ki zaten işte julianne moore, gael garcia bernal ve danny glover’a kandım diyelim
ama şu da var ki bi film izledikten sonra onun kitabı okumak en iyisiymiş çünkü o
zaman insan ikisini de sevebiliyor imiş
misal michael cunningham‘ın saatler‘i ve dünyanın sonundaki ev‘i

ilk önce dünyanın sonundaki ev’in kitabını okudum aşık oldum sonra saatler’in
filmini seyrettim ona da aşık oldum (üsttekine bir atıf daha olsun j. moore burada
da mevcut ve bittabi tapılır derecede) daha sonra dünyanın sonundaki ev’in
filmini seyrettim zerre beğenmedim en son da saatler’in kitabını okudum bi daha
aşık oldum
tabi bi de hayri pıtırcık olayı var ki bi film hiç mi güzel olmaz dedirtiyor direk sadece ilk filmi beğenmiştim çünkü onu da kitabı okumadan önce izlemiştim

kavun

bu arada çay saatlerimizde yanımıza gelen ve adını kavun koyduğum (ki sonradan memo tembelçizer‘in kedisinin adının da kavun olduğu aklıma geldi ilk duyduğumda bir de tabi kavunu da hiç sevmediğimden kavun diye isim mi olur desem de kedi sarı olunca hiç düşünmeden kavun geliverdi aklıma) sokak pisiciğinin fotoğraflarını da inş çekebilirim de buraya eklerim (26 eylül itibariyle
ekleyebildim bu kediden ziyade yastık kıvamındaki yaratığı ama maalesef artık
gelmez oldu kendileri)

başlık: duman – hayvan

Reklamlar