Etiketler

, , , ,

libertarianism-is-anarchy-for-rich-peoplevalla ne zamandır aklımda olan buraya da yazmak istediğim ama sürekli unuttuğum bi olay aslında bu

efendim bildiğiniz üzre anarşizm resmi otoritenin yani bu da devlet oluyor reddedilmesi manasına geliyor

bi de liboşlara (liberalizm-serbest piyasa) bakalım onu da bildiniz liboşların savunduğu şey de devletin küçülmesi,yok olması

yani neymiş efendim eğer parasızsan ve devleti istemiyorsan anarşist ya da daha türkçesi servet düşmanı, zenginsen (karika’daki gibi) ve istemiyorsan liberal olyormuşsun

sonuçta bu herifler özelleştirme ayağına devleti satıp dururken aynı zamanda da devletin tekel olduğu alanları kısıtlıyorlar,küçültüyorlar ve nihayetinde de ortadan kaldırmayı hedefliyorlar

bu bakımdan sonuna kadar muhafazakar olduğumu belirtmeme bile gerek yok sanırım

ha bi de üzerinde anarşizmin A‘sı olan bi çantam var

ona bakıp sen anarşist misin? bile dendi o da ayrı bi hikaye

 

az saksıyı çalıştırınca niye devletin olmasını istediğimi anlamak pek de zor değil aslında

bi işte (fındık olsun çay olsun ya da ne bileyim işte haşhaş olsun) eğer devlet varsa burdaki amaçüreticiyi zarara sokmadan tüketiciye uygun bi fiyat sağlamaktır

bi de için özelleştirilmiş kısmına göz atalım

işin liboşlarca yapılması demek serbest piyasa demek

serbest piyasa demek herifin sattığı fiyat için “yuh artık” diyememek demek

örnekleri daha da uzatmak mümkün tabi

 

ama şimdi bahsetmek istediğim başka bi konu var

başta milli takım olmak üzere pek çok şey için bilhassa eski şarkılardan marş yapma modası çıktı ortaya

ama daha önce de dediğim gibi hiçbiri güzel değil

tek beğendiğim garantinin türko’su

keşke bütün feklamlar böyle animasyon tarzında olsa

bi de cardfinans‘ın sarı çizmeli mehmet ağa‘sı var onu da çok sevdim doğrusu

 

animasyon demişken sevgili edward norton‘un the incredible hulk‘u sanırım bu cuma vizyonlarda olacak lütfen gidelim izleyelim  

 

bir de son olarak geçen gün fransızca kursuna giderken ilk defa olay yerinden bildiren muhabir gördüm (anayasa mahkemesi’nin önünde)

bi de daha da güzeli otobüs durağında sıkıntıdan ayaklarını sallayan “baba” yaşlarında bi adam gördüm, çok sevimliydi

 

not: the incredible hulk, keşke izlemeseydim dediğim bir başka edward norton film olmuş maalesef

Reklamlar