Etiketler

din özgür olsun, köşeyi dönmek özgür olsun, başka hiçbir şey özgür olmasın

şimdi yazanın biri demiş ki küçük bi mescidimiz vardı din düşmanı rektör kapattı
öncelikle devlet kurumlarına mescit yapmak yasal değil yani yasak
bu durumda rektör yasaları uygulamış oluyor
yani yazanın dediği gibi birilerinin ibadet yapmalarına karşı bi şey değil bu
ayrıcaibadet her yerde yapılır eğitim ise sadece okullar da…
fazla uzağa gitmeye gerek yok bizim lisede de 2 tane mescit vardı
peki yasak da sizde niye var diyecek olursanız
bu da erdoğanın dediği “göz yumsunlar canım” politikasının bi ürünü

tekrar yazıya dönecek olursak yazan şöyle bi ifade de bulunmuş
“yolsuzlukların döndüğü bi üniversitenin rektörü…”
burda söz ettiği kim bilmiyorum hatta böyle biri olduğuna bile inanmıyorum
çünkü büyük ihtimalle van 100.yıl üni rektöründeki gibi bi karalama kampanyasının ürünüdür
hatta büyük  ihtimalle değil kesinlikle yücel aşkın dan bahsediyordur
ne de olsa yazanın köhneleşmiş bi izm olarak gördüğü kemalizmin yolundan gidip,örümcek beyinli,kara çarşaflı, şeriatçı olmadığı için yolsuzlukla suçlanmıştı

ama yine yazanın dediği gibi yunus yıllar önce söylemiş söyleneceği:
“Arının dilinden anlamayan

Ne bilir balın kıymetini!”


kendisinin d bunları anlaması imkansız yani


yazana bi atıfta daha bulunayım

“Ve akademik bir jenerasyon değişimi yaşanmadan bu ülkeye huzur ve özgürlüğün geleceğine inanmıyorum” demiş
açıkçası ben de inanmıyorum
gülen öğretisiyle yetişip sonra da öğrenci yetiştirmeye soyunan ve utanmadan atatürke laf uzatan gerek atilla yayla olsun gerek başka hocalar olsun,bunlar gitmeden ne üniversitelere ne de ülkeye huzur ve özgürlük gelebilir.
tabi benim kastettiğim şeriatı getirmek için kullanılan özgürlük ve demokrasi değil

neyse devam edelim
bu sefer de demiş kiörtünmeden dolayı kaç kavga çıkmış kaç çatışma olmuş??
bu kadar saçma bi soru olabilir mi?
zaten örtünene bi şey yapıldığı yok ki
tam tersi örtünmeyene yapılıyor herşey
tıpkı ramazanlar da yemek yiyenlerin dövüldüğü,

cumaya gitmeyenlerin dışlandığı tenhalarda kıstırıldığı gibi
örtünmeyene de potansiyel orospu gözüyle bakılıyor

bakmakla da yetinmeyip iki mini etekli kızın bacağına kezzap atılabiliyor

sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararını da beğenmiyorlar

madem kayda değer bi şey değil niye leyla şahinler hayrunnisa güller başvurdu acaba diye sormak gerek diye düşünüyorum

söylediklerim de lütfen yanlış anlaşılmasın ben sadece farklı düşünüyorum tıpkı yazanın istediği gibi farklı oluyorum onlardan olmuyorum

sonuçta bu konular cumhuriyet türkiyesinde aşılması gereken konular belediye seçimleri öncesi ısıtılıp yenilen hasatının toplanılacağı umut edilen konular değil bence

not:bu blog “entry”si bi arkadaşıma yolladığım bi mailin “space” koşullarına uyarlanmış halidir

     yanlış anlaşılmasın bi şeyleri kırpmadım sadece hitap şeklinde biraz oynama yaptım

     başlık istanbul üniversitesinden prof.dr. mine a. küçüker’den alıntıdır

     resim ise 24 nolu uykusuz kapağıdır

     söylediklerimin ağır olmadığını umuyorum ne de olsa öfke de bir hitabet sanatı

     öyle değil mi a dostlar???

 

bi d işin akademik boyutuna bakalım

bakalım hocalar ne diyor? tıkla

Reklamlar